Football is for you & me, not for fucking industry

6 Nisan 2010 Salı

Milliyet Gazetesi Boykotuna Davet


Milliyet gazetesi web sayfalarında dün yapılan ahlaksızlığa hepimiz şahit olduk. Voleybolcularımızın emeklerine ve tarihi başarısına hakeret içeren o sayfalar aslında voleybol şubemiz üzerinden camiamıza yapılan bir saldırıdır. Fenerbahçe blog sahibi olan tüm taraftarlarımızı "Milliyet Gazetesi Boykot" çağrımıza destek vermeye ve sayfalarını bir günlüğüne bu konuya ayırmaya davet ediyoruz.
Milliyet Gazetesi almayın, aldırmayın.
Okumayın, web sayfalarını ziyaret etmeyin.
Milliyet gazetesi ilk sayfasından Fenerbahçe camiasından ve voleybol takımımızdan özür dileyene kadar bu boykota devam edelim.
Unutmayın bu olay web sayfalarında haber giren ve onaylayan üç beş kişinin değil bir gazetenin yayın politikasıdır. Hesap sormak boynumuzun borcudur.

4 Nisan 2010 Pazar

Armanın Gururu Sarı Melekler



Teşekkürler kadın voleybolcularımız. Mücadeleniz, emeğiniz bu forma için döktüğünüz her damla teriniz ve gözyaşlarınız için sonsuz teşekkürler. 6 yıl önce voleybol 1.liginde yoktuk. Senelerce kadınlar voleybol liglerinde şubemiz kapalı olduğu için yer alamadık. 2010 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi Finali oynadık. Tartışmasız dünyanın en iyi kulüp takımı Bergamo karşısında muhteşem mücadelemize rağmen tecrübesizliğimizin kurbanı olduk. Yaşattığınız tüm zaferler ve heyecan için teşekkürler Sarı Meleklerimiz. Teşekkürler Acıbadem. Teşekkürler FENERBAHÇE.

Döktüğünüz gözyaşlarınız gururumuzdur. Bu formayı giymeyi on yıllardır bu kadar haketmiş başka bir takımımız olmadı. Hakkınızı helal edin. Hakkımız helal olsun.

25 Mart 2010 Perşembe

Ne dediniz? Kaşkol, atkı yasak mı?


Deplasmana giden taraftara KAŞKOL ve ATKI yasağı. Hafta sonu oynanacak maça kaşkol ve atkı götüremeyecekmiş Fenerbahçe taraftarı. Yasağın detayı...


Efendiler, ne düşündünüz de bu kararı aldınız bilemeyiz. Ama o tribüne atkısız kaşkolsuz GİRMEYİZ. Engelleyebiliyorsanız buyrun deneyin. Deplasman seyircisi YASAĞI koydunuz DELDİK. Bu yasağınız vız gelir tırıs gider. Bu atkı ve kaşkollar yasağı koyanların alayına gider.

Pazar 19:00 herkes atkılarla stada.

24 Mart 2010 Çarşamba

Doping bu kapağın altına, peki şampiyonluk nerede?


Elbette günümüz koşullarında sponsorluk çok önemli. Basketboldaki rakibin olan müessesenin sana sponsor olması ve isim birleşmesi sonrası yaşananlar çok tartışmalı ama önemli. Basketboldaki diğer rakibin olan müessesenin seninle oynadığı maçlarda şaibelerle galibiyetler alması, organize doping yapması, sporu kirletmesi bunlar hiç ama hiç önemli değil. Çünkü her şeyin maddi bir bedeli var mevcut yönetimimiz için. Ülker'e karşıydım. Efes'e de karşıyım. Ülker'e firmanın siyasi yönü ve temsil ettiği sermayenin rengi için karşıydım. ve karşıyım. Efes'e ise şampiyonluğumuzu bin bir türlü pislikle çalmaya kalkıştığı ve çalabilmesi için bizim de elden geleni hocasıyla, oyuncusuyla ve yönetimiyle esirgemediğimiz o bilinen durum için karşıyım. Yaz aylarıydı sene 2009... Fenerbahçe'nin iki genç ve gelecek vaad eden yöneticisi basının karşısına çıktılar. Efes Pilsen'i "organize doping yapmak" iddiası ile suçluyorlar ve "çalınan şampiyonluğun" takipçisi olacaklarını söylüyorlardı. Şimdi o iki genç ve gelecek vaad eden yönetici üyesi bulundukları yönetim kurulunun başkanına hayatlarında bir kez bile hayır diyemedikleri için mevcut son durumdan öncelilkli sorumludurlar. Fenerbahçe Spor Kulübü "organize doping yapmak" ve "suç işlemek" ile itham ettiği Efes Pilsen markasıyla sponsorluk anlaşmasını iki yıl uzattı. Hadi sayın Aziz Yıldırım'ın para için satmayacağı tek bir Fenerbahçelilik değeri bile yoktur biliyoruz. İstifada etmez. Ama Ali Koç ve Şekip Mosturoğlu beyler sizlere iki sorum var:


1- Organize Doping ve çalınan şampiyonluk iddianız YALAN ve İFİTARA mı?


İlk sorumun cevabı HAYIR ise (ki HAYIR) o halde;


2- Fenerbahçe çalınan şampiyonluğunu unutmak ve iddialarını rafa kaldırmak için kaç lira aldı? Bu durum sizi rahatsız etmedi mi?


Günü gelince 3-5 milyon dolarlık sponsorluk anlaşmaları ile Voleybolda, Basketbolda başka kupaları ve şampiyonlukları hediye edecek miyiz? ya da çok acı ve söylemeye dilim varmıyor ama:

2008-09 sezonu şampiyonluğunu Efes'e kaç dolara satmış oldu Fenerbahçe Ülker?


Sizin endüstriyel anlayışınıza da para hırsınıza da tüküreyim. Yazıklar olsun.


Hafta sonu Galatasaray'ı yeneriz ve tebaanız her yenilen boku, pisliği unutur nasıl olsa.


Yazıklar olsun.

23 Mart 2010 Salı

Pabuç bırakma sakın...

Dayan inatçı ihtiyar.
Kimseyi dinlemezsin, burnunun dikine gidersin biliyoruz.
Bu sefer kanserin üstüne git ve kazan hayatının maçını.
Sen iyileşene kadar söz "istifa" diye bağırmayacağım.

18 Mart 2010 Perşembe

Bugün sadece 18 Mart, Brezilya'nın kurtuluş günü değil tabi. Bu resmi site girişi normaldir.

Teşekkürler dini imanı para olan Fenerbahçe yönetimi. İşte Atatürk'ün Fenerbahçesinin resmi site giriş sayfası. Brezilyalıların bayramı olsa kapak yapardınız ama. İç sayfada "çelenk resmi" koyup bakın katıldık anmalara reklamı yaparsınız ancak. İyi o çelenkin parasını bu hafta oynanacak maçta toplayacağız yazmadınız. Buna da şükür.
http://www.fenerbahce.org/



İşte Çanakkalede 25 öğrencisini ve sporcusunu şehit vermiş Galatasaray'ın resmi site girişi. Tabi devletten beleş kazandığın arazi ve beleş stad ile loca geliri varken kimin umrunda tarih.
http://www.galatasaray.org/


Genel olarak 80% uyduruk bir tarihe sahip olan, ancak her şeye rağmen bu ülkenin milli değerlerine saygı göstermeyi becerebilen Beşiktaş'ın resmi giriş sayfası.
http://www.bjk.com.tr/


Ve bırakın 1915'i 1950 de bile olmayan Trabzonspor'un resmi giriş sayfası...
http://www.trabzonspor.org/











Not: Bu yazımızdan 3 saat sonra www.fenerbahce.org a Çanakkale ile ilgili 3 haber girmişler.

Çanakkale Geçilmez


Dünya tarihinin kuşkusuz en büyük, en destansı, en kutsal direnişidir Çanakkale 1915.

Emperyalizme, işgale, sömürüye karşı direnen anadolu insanının destanıdır Çanakkale.

Yokluk, açlık, sefalet, hastalık içinde ÇANAKKALE GEÇİLMEZ diyen atalarımızın,
Türk-Laz-Çerkes-Gürcü-Kürt her milliyetten ve her inançtan,
her mezhepten insanlarımızın direnişi ve zaferidir.

Çanakkalede ve ülkemizin bağımsızlığı, özgürlüğü için her cephede can vermiş, kan akıtmış onurlu geçmişimizin destanıdır bu.

Tüm şehitlerimizin aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı haykırıyoruz:

Ç A N A K K A L E
G E Ç İ L M E Z !

17 Mart 2010 Çarşamba

Futbolumuz kirlenmiştir


Süper Lig 2009-2010 sezonu mevcut haliyle kesinlikle tescil edilmemelidir !

Daha ilk devresi dolmadan bir takımı küme düşürülen bir lig var. Düşürülme gerekçesine bakarsanız aslında Ankaraspor ligden düşürülmemiş ihraç edilmiştir.

Bitimine 10 hafta kala siyasetin tamamen spora bulaştığı bir lig var. Diyarbakırspor’un lige getirilmesi için yıllarca naklen yayınlardan ve tv kameralarından kaçırılarak döndürülen onlarca şerefsizlik bir kez bile sorgulanmamışken şimdi düşürülmemesi için benzeri senaryolar devreye sokuluyor. Hem de yine siyaset ve siyasi partiler öncülüğünde. Siyaset dünyası, Diyarbakır için bu kadar organize ve aleni olarak futbola karışabildiğine göre farklı durumlarda başkaları için bugüne kadar karışmamış ve neticeyi etkilememiş olması mümkün müdür?
Eğer bu TFF nin birazcık onuru ve cesareti kalmış ise Diyarbakırspor bu cuma günü ligden düşürülecektir. Ve Süper Lig 16 takımla devam edecektir. Kalan 16 takımdan sadece biri (1) sezon sonunda ligden düşecektir. Yani kalan 10 haftada düşme tehlikesini yaşamayacak bir çok takım vardır. Yani onların artık lige asılmasına gerek yoktur. Zaten tehlike kendilerinden oldukça uzaklaşmıştır. Son 10 haftada 3 takımın ligden düşeceği bir lig mi çekişmelidir? Son 10 haftada sadece 1 takımın ligden düşeceği bir lig mi?

Mevcut TFF futbol tarihimizin en basirestsiz federasyonlarından birisidir. Onlarca yanlış karara imza atmışlardır. En basiti ise Diyarbakır halkına, seyircisine yönelik ayrımcı yaklaşımları zamanında cezalandıramamışlar ve bugün yaşananların asıl sorumlusu olmuşlardır. Siyaset kirlidir, spor kirlidir. Bu lig kirlenmiştir. Kurallara uygun hareket edip Diyarbakır'ı ligden düşürürlerse 16 takımı kalacak bu ligin oynanacak kalan haftaları şaibe altındadır. Yeni puan durumu herşeyi mahveder. Siyasete uygun hareket edilip 1-0 tescil kararı verilirse önceki sezonlar verilen ters kararlar yüzünden geçmiş büyük şaibe altındadır ve bu lig tescil edilemez. Bu ülkede bağımsız yargı ve demokrasi olmadığı gibi, özgürce rekabet ortamı ve temiz bir lig olmadığı da çok açıktır. Sistem çökmüştür. Vahşi kapitalist ülkenin canavar gibi büyüyen endüstriyel futbol anlayışı her tarafı ile çökmüştür. Futbol kirletilmiştir. Siyaset futbolu çok rahatlıkla siyasi çıkarlar için kullanabilmektedir. 2009-2010 sezonu Süper Lig mahkemelerde aklanmadıkça tescil edilemez.

Bu ligi yargılayacak bağımsız yargıda ne yazık ki ülkemizde yoktur. Futbolumuz tepeden tırnağa şaibelidir.
Unutulmasın ki mahkemelerin verdiği ve kesinleşen kararlar sonraki benzer davalar için kararı değiştiren bir etken ise TFF nin verdiği ve kesinleşmiş kararlarda aynıdır. Fenerbahçe-Everton, Beşiktaş-Rize, Trabzonspor-Sivasspor kararları gündemimizi yakından ilgilendiren kararlardır. Bu kararları yok sayamazsınız ve Galatasaray-Ankaragücü, İst.B.Belediye-Diyarbakır maçlarında daha önce verilmiş kararlardan bağımsız kararlar alamazsınız. Ama biliyoruz ki TFF siyasetin oyuncağıdır ve siyasetin istediği olacaktır.