Football is for you & me, not for fucking industry

14 Nisan 2010 Çarşamba

Bir kez daha teşekkürler Sarı Melekler


Çok zor bir final geride kaldı ve kupa Fenerbahçemizin oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler. Keşke Vakıf G.S.T.T. kalitesinde üç takım daha olsaydı ligimizde. Böyle uzun ve zorlu maçları çok kez yaşasaydık lig boyunca. İşte o zaman Sarı Meleklerimiz Cannes'dan şampiyon olarak dönmüş olurlardı. Çok sayıda güçsüz takımın yer aldığı bir ligde en azından bu final serisi nefes kesti. Kupa camiamıza hayırlı olsun :)

9 Nisan 2010 Cuma

8 Nisan 2010 Perşembe

Ve Milliyet özür diledi!



Yaptıkları terbiyesizliğin karşısında yükselen tepkiye karşı duramadılar. Özür dilediler. Yarım ağızla bile olsa özür dilediler. Bu bir ders olur ve bir daha tekrarlamazlar umarız. Ancak benim açımdan Milliyet boykotu devam edecektir. Satın almamaya, okumamaya devam edeceğim.



Bu protestoya destek veren tüm Fenerbahçelilere teşekkürler.

6 Nisan 2010 Salı

Milliyet Gazetesi Boykotuna Davet


Milliyet gazetesi web sayfalarında dün yapılan ahlaksızlığa hepimiz şahit olduk. Voleybolcularımızın emeklerine ve tarihi başarısına hakeret içeren o sayfalar aslında voleybol şubemiz üzerinden camiamıza yapılan bir saldırıdır. Fenerbahçe blog sahibi olan tüm taraftarlarımızı "Milliyet Gazetesi Boykot" çağrımıza destek vermeye ve sayfalarını bir günlüğüne bu konuya ayırmaya davet ediyoruz.
Milliyet Gazetesi almayın, aldırmayın.
Okumayın, web sayfalarını ziyaret etmeyin.
Milliyet gazetesi ilk sayfasından Fenerbahçe camiasından ve voleybol takımımızdan özür dileyene kadar bu boykota devam edelim.
Unutmayın bu olay web sayfalarında haber giren ve onaylayan üç beş kişinin değil bir gazetenin yayın politikasıdır. Hesap sormak boynumuzun borcudur.

4 Nisan 2010 Pazar

Armanın Gururu Sarı Melekler



Teşekkürler kadın voleybolcularımız. Mücadeleniz, emeğiniz bu forma için döktüğünüz her damla teriniz ve gözyaşlarınız için sonsuz teşekkürler. 6 yıl önce voleybol 1.liginde yoktuk. Senelerce kadınlar voleybol liglerinde şubemiz kapalı olduğu için yer alamadık. 2010 yılında Avrupa Şampiyonlar Ligi Finali oynadık. Tartışmasız dünyanın en iyi kulüp takımı Bergamo karşısında muhteşem mücadelemize rağmen tecrübesizliğimizin kurbanı olduk. Yaşattığınız tüm zaferler ve heyecan için teşekkürler Sarı Meleklerimiz. Teşekkürler Acıbadem. Teşekkürler FENERBAHÇE.

Döktüğünüz gözyaşlarınız gururumuzdur. Bu formayı giymeyi on yıllardır bu kadar haketmiş başka bir takımımız olmadı. Hakkınızı helal edin. Hakkımız helal olsun.

25 Mart 2010 Perşembe

Ne dediniz? Kaşkol, atkı yasak mı?


Deplasmana giden taraftara KAŞKOL ve ATKI yasağı. Hafta sonu oynanacak maça kaşkol ve atkı götüremeyecekmiş Fenerbahçe taraftarı. Yasağın detayı...


Efendiler, ne düşündünüz de bu kararı aldınız bilemeyiz. Ama o tribüne atkısız kaşkolsuz GİRMEYİZ. Engelleyebiliyorsanız buyrun deneyin. Deplasman seyircisi YASAĞI koydunuz DELDİK. Bu yasağınız vız gelir tırıs gider. Bu atkı ve kaşkollar yasağı koyanların alayına gider.

Pazar 19:00 herkes atkılarla stada.

24 Mart 2010 Çarşamba

Doping bu kapağın altına, peki şampiyonluk nerede?


Elbette günümüz koşullarında sponsorluk çok önemli. Basketboldaki rakibin olan müessesenin sana sponsor olması ve isim birleşmesi sonrası yaşananlar çok tartışmalı ama önemli. Basketboldaki diğer rakibin olan müessesenin seninle oynadığı maçlarda şaibelerle galibiyetler alması, organize doping yapması, sporu kirletmesi bunlar hiç ama hiç önemli değil. Çünkü her şeyin maddi bir bedeli var mevcut yönetimimiz için. Ülker'e karşıydım. Efes'e de karşıyım. Ülker'e firmanın siyasi yönü ve temsil ettiği sermayenin rengi için karşıydım. ve karşıyım. Efes'e ise şampiyonluğumuzu bin bir türlü pislikle çalmaya kalkıştığı ve çalabilmesi için bizim de elden geleni hocasıyla, oyuncusuyla ve yönetimiyle esirgemediğimiz o bilinen durum için karşıyım. Yaz aylarıydı sene 2009... Fenerbahçe'nin iki genç ve gelecek vaad eden yöneticisi basının karşısına çıktılar. Efes Pilsen'i "organize doping yapmak" iddiası ile suçluyorlar ve "çalınan şampiyonluğun" takipçisi olacaklarını söylüyorlardı. Şimdi o iki genç ve gelecek vaad eden yönetici üyesi bulundukları yönetim kurulunun başkanına hayatlarında bir kez bile hayır diyemedikleri için mevcut son durumdan öncelilkli sorumludurlar. Fenerbahçe Spor Kulübü "organize doping yapmak" ve "suç işlemek" ile itham ettiği Efes Pilsen markasıyla sponsorluk anlaşmasını iki yıl uzattı. Hadi sayın Aziz Yıldırım'ın para için satmayacağı tek bir Fenerbahçelilik değeri bile yoktur biliyoruz. İstifada etmez. Ama Ali Koç ve Şekip Mosturoğlu beyler sizlere iki sorum var:


1- Organize Doping ve çalınan şampiyonluk iddianız YALAN ve İFİTARA mı?


İlk sorumun cevabı HAYIR ise (ki HAYIR) o halde;


2- Fenerbahçe çalınan şampiyonluğunu unutmak ve iddialarını rafa kaldırmak için kaç lira aldı? Bu durum sizi rahatsız etmedi mi?


Günü gelince 3-5 milyon dolarlık sponsorluk anlaşmaları ile Voleybolda, Basketbolda başka kupaları ve şampiyonlukları hediye edecek miyiz? ya da çok acı ve söylemeye dilim varmıyor ama:

2008-09 sezonu şampiyonluğunu Efes'e kaç dolara satmış oldu Fenerbahçe Ülker?


Sizin endüstriyel anlayışınıza da para hırsınıza da tüküreyim. Yazıklar olsun.


Hafta sonu Galatasaray'ı yeneriz ve tebaanız her yenilen boku, pisliği unutur nasıl olsa.


Yazıklar olsun.

23 Mart 2010 Salı

Pabuç bırakma sakın...

Dayan inatçı ihtiyar.
Kimseyi dinlemezsin, burnunun dikine gidersin biliyoruz.
Bu sefer kanserin üstüne git ve kazan hayatının maçını.
Sen iyileşene kadar söz "istifa" diye bağırmayacağım.