Football is for you & me, not for fucking industry

31 Temmuz 2010 Cumartesi

Helal Olsun Sana Nevin, Helal Olsun!

Bunun yazısı olmaz, bunun anlatımı olmaz, bu yaşadıklarımızın tarifi olmaz. Helal olsun sana Nevin Yanıt. Senin yanaklarından, annenin ellerinden öperiz. Kadınlarımız tarih yazıyor.

Kadınlarımız tarihi alınterleriyle, emekleriyle, zaferleriyle yeniden yazıyorlar. Teşekkürler Nevin. Ağladın, ağlattn. Gururumuzsun. Ne desek az. Sağol, varol...


28 Temmuz 2010 Çarşamba

Teşekkürler Elvan


Bu akşam spor tarihimizin en büyük başarılarından birisini yaşattın bize. Kadınlar 10000 metrede Avrupa Şampiyonu olurken atletizm tarihinde unutulmayacak bir zafere imza attın. Dört gün önce Erzurum'da sele kapılıp gidiyordun. Bu akşam Barcelona'da pistte sel oldun aktın. Ne yalan söyleyeyim Süreyya koşarken ve birinci olurken ağlamıştım ekran karşısında. Bu akşam benzeri bir durum olmadı. Belki o bizim kızımızdı, bizdendi, bizim pistlerdeki makus talihimizi yeniyordu. Oysa sende bizim kızımızsın, sende bizdensin. Ama biraz fark vardı. O bizi yüzüstü bıraktı, yıktı gitti. Sen ise yıllar sonra bile hatırlanacak bir zafere Elvan Abeylegesse (TUR) imzasını attın. İşte bu yüzden sana teşekkür edişim. Teşekkürler Elvan.

İlk beş sıraya dikkat lütfen. Türkiye'yi temsil eden iki sporcu var!

25 Temmuz 2010 Pazar

Damir Mrsiç Seni Asla Unutmayacağız!

Hoşçakal kaptan.
Seni unutmayacağız.

Basketbolumuza kazandırdığın asalet için teşekkür ederiz.
Keşke futbol takımımızda da senin gibiler olsaydı, olabilseydi.
12 Numaraaaaa... Efsane kaptannnn.
Damirrrrr
M R S İ Ç

16 Temmuz 2010 Cuma

Fransa Bisiklet Turu yarış içinde KAFA ATMA anları!

İş dolayısıyla bu sene tüm etapları canlı yayında izleyemesem bile tekrarları ve blog yazılarını kaçırmıyorum. Arkadaşımız ardiles78 in blogu da Tour de France 2010 u en iyi anlatan bloglardan birisi. Bugün 11.Etap son metrelerinde yaşanan ve bu kadar uzun sürenine belki tur tarihinde ilk kez rastlanan kafa atma  anları videoda mevcut. Önceki etaplarda bisikletçilerin tekerlekleri birbirine atarak kavgalarına, söz dalaşlarına şahit olmuştuk ama bu hepsini geçti. Sonuç : Mark Renshaw diskalifiye... Vaktiniz olduğunda izleyin keyif alınacak bir spordur bisiklet sporu. Özellikle Fransa ve California bisiklet turları çok keyiflidir. Tabi bizim Cumhurbaşkanlığı bisiklet turunu unutmamak lazım. Çekim teknikleri, doğal güzellikler, tarihi yapı... Bir ülkenin tanıtımı için harika bir fırsat bisiklet turu. Fransa ve Abd için tanıtıma ihtiyaç olmayabilir ancak bizim için var. Ankara yolunda bisiklet sporcusu bir kardeşimize çarpıp metrelerce sürükleyen ve ölümüne neden olup kaçan şerefsizlerle haber olmak dışında.

13 Temmuz 2010 Salı

Dayan Mahmut Hoca!


Münir Özkul, hepimizin Mahmut Hocası... Uzun zamandır tedavi görüyor. Çok zor bir dönem geçiriyor sağlık açısından. Hayatımızın çok önemli bir döneminde Adile Naşit, Kemal Sunal ve Münir Özkul vardır. Onlarla neşelenmiş, onlarla ağlamışızdır. Önce Adile Teyzemiz bizleri bırakıp gitti. Sonra İnek Şaban. Allah gecinden versin diyeceğiz ama Mahmut Hoca ciddi bir rahatsızlık nedeniyle ya hastanelerde ya da evinde yatakta.

Bence dünyanın en büyük, en eğlenceli müzikalidir Ertem Eğilmez'in çektiği  Rıfat Ilgaz'ın ölümsüz eseri Hababam Sınıfı. Zaman zaman M.Ali Erbil tayfası  içine etmek için çok gayret etmiş olsa bile! Bizler Hababam Sınıfı denince Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, Halit Akçatepe ve Tarık Akan'ın olduğu seriyi biliriz. Yüz değil bin kere yayınlansa yine izler yine güleriz. Güdük hepimizin arkadaşı, Şaban hepimizin eğlence kaynağıdır. Hafize Ana'da hepimiz annemizden, ninelerimizden bir benzerlik kurarız. Mahmut Hoca'da hepimizin hocasıdır, büyüğüdür. Domdom, kalem şakir, yakışıklı...

Geçtiğimiz sezon bilet fiyatlarına karşı protestolarımızın içinde Hababam Sınıfı ve Mahmut Hoca'da olmuştu.

Biz zor anımızda onları yanımıza almıştık. Şimdi bizlerin Mahmut Hoca'nın yanında olma zamanıdır. Dualarımızla ve imkanı olanların ziyaretleriyle... Dayan Mahmut Hoca. Hababam dışarıda seni bekliyor...

10 Temmuz 2010 Cumartesi

Srebrenica, bir soykırım, büyük bir katliam. Unutmayın!

Bir dakikalığına gözlerinizi kapatın. Onları unutmadığınızı göstermek için bir dakika bile olsa Srebrenica'yı ve orada yaşanan soykırımı, büyük katliamı gözlerinizin önüne getirmeye çalışın. 2009 yılında Bosna'ya gittiğimizde 80 li yaşları geçmiş bir nine bize  "Bizim başkentimiz İstanbul, 1995 de hep oradan gelecek bir orduyu bekledik biz hepimiz. Ama kırgın değiliz. Annem ve babam bana dünyada tek dostumuz var o da Türkiye diye öğrettiler. 1995 de gelemediniz ama sonra bizi hiç yalnız bırakmadınız" demişti...

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Kazım Koyuncu ölmedi İstiklal'de yürüyor!

Hadi Diyarbakır 5.Ağır Ceza Hakimleri cesaretiniz varsa gelin tutuklayın Kazım'ı.


Kazım Koyuncu asidir, anti-faşist ve devrimcidir, karadenizlidir, halktan birisidir ve halk çocuğudur. Anısına çamur atamazsanız, leke sürmeye kalkamazsanız. Bunun hesabını Türkiye Cumhuriyeti mahkemeleri soramazsa dünyanın her yerinde her platforma ve her sokağa taşır biz sevenleri sorarız. O kararı yazdıran ve imzalayan hakimler cüppelerini asmak ve Türkiye halklarından özür dilemek zorundadırlar. O sözde bilirkişi, mahkemeye sanık olarak çıkarılmalı ve bu alçakca iftirasının hesabı sorulmalıdır.

Hadi kendini bilmez zavallı bilirkişi gel yakala Kazım'ı. Artvin'e gel, Trabzon'a gel, Rize'ye, İzmir'e, Bursa'ya, Ankara'ya, Mersin'e, Antalya'ya, Adıyaman'a gel. GELİN HADİ YAKALAYIN KAZIM'I. Varsa yüzünüz, varsa cesaretiniz Kazım'ın suratına okuyun mahkeme tutanaklarınızı, gerekçeli kararınızı.
 
KAZIM KOYUNCU ÖLMEDİ İSTİKLADE YÜRÜYOR!
 
Bu yazı "Kazım Koyuncu'yu pkk sempatizanı" olarak gösteren Diyarbakır 5.Ağır ceza mahkemesi'nin gerekçeli kararı ve içeriğine karşı yazılmıştır.
 
Daha fazla detay için http://yk74.blogspot.com/