Football is for you & me, not for fucking industry
Fenerbahçe Halktır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fenerbahçe Halktır etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ekim 2010 Salı

Fenerbahçe Yönetimleri Siyasi İktidar Yalakasıdır

Kimse "Halkın Takımı" biziz bu yüzden Batmandaydık demesin. Kendisini kandırmasın boşa. Bu takım halkla bütünleşmeye değil Akp şovuna hizmet etmeye götürüldü. Fenerbahçe kendi hazırlık programını kendi yapmadı. Siyasi iktidar istedi yönetim yaptı. Bu bir siyasi şovdur. Fenerbahçe iktidarın siyasi propagandasına alet edilmiştir.


Ve TRT6 Fenerbahçe-Batman maçını Kürtçe verdi. Nedeni Samsun maçında kopan yaygaraya "ulan Fenerbahçe maçını yayınlıyoruz Kürtçe, gık çıkmıyor" mesajı vermek içindi.
 
103 yıllık tarihimizde değişmeyen tek gerçek : Fenerbahçe yönetimleri her zaman siyasi iktidarın en büyük destekçisidir. PADİŞAH-CHP-AP-FAŞİST CUNTA-ANAP-DYP-DSP-MHP-KOALİSYON-SURİYE-AKP fark etmez. Hatta doğru bir deyişle Fenerbahçe yönetimleri her zaman siyasi iktidar yalakasıdır. Akp istesin sözde kürt ulusal takımıyla bile maça "Tamam yaparız" der Fenerbahçe yönetimleri... Halkın takımı Fenerbahçe'yi ne yazık ki genellikle iktidar yalakası işadamları yönetmişlerdir. Kulüp halkın Fenerbahçesi olamamıştır 103 yıl boyunca. Takım ise kuruluş yılları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında halkın içinden çıkan bir halk takımı iken özellikle son 30-40 yılda ve kuvvetlice son 12 yılda tamamen halktan uzak bir kimliğe bürünmüştür.Hadi buyrun karşı çıkın. İkitdar kim olursa olsun, hangi görüş iktidarda olursa olsun değişmez gerçek Fenerbahçe yönetimleri o görüşün politikalarına hizmet eder. Başka türlü cepler dolmaz. Hayatlar sürmez. Haa diğer takımlar farklı mı? diye soranlara. Bu onların derdi bizi ırgalamaz derim. Atatürkçü, Amerikancı, Cuntacı, Milliyetçi, Cemaatçi farketmez. Yönetim kurulu değişmeden iktidar değişsin bizim yönetim hep birlikte yeni iktidarcı olur. Dün Batman olayı 'orada hazırlık maçı ve insanlarla kaynaşmak' amacı ile yapılmadı. Akp istedi Aziz Bey "olur" dedi. Halk düşmanı Akp bakanlarınada bu forma giydirildi. Zaten bu formayı çoğunlukla tescilli Fenerbahçe düşmanı futbolcular giyiyor. Fenerbahçeliler ancak uzaktan seyredebiliyor.

19 Eylül 2010 Pazar

Vefa, burada semt adı bile değildir!

Hoşçakal Naci baba! Mekanın cennet, ruhun şad olsun. Kusurumuza bakma. Çok az kişiydik seni uğurlarken. Senin ömrünü verdiğin camianın başkanı bile yoktu avluda. Gençler vardı az çok. Paşalı vardı. Kulübün kadrolu cenazecileri Serkan Acar ve Vedat Olcay'da gelmişlerdi. O kadar işte. Zaten burası Azizbahçe. Burada vefa semt adı olarak bile ağıza alınmaz. Gerçek anlamda vefa ise ancak tarihteki hikayelerde vardır. Şimdi sen de gittin Naci baba. Gerçek Fenerbahçe hikayeleri sevgili Canarino kardeşimizdeki el yazısı hatıralarında kaldı. Bundan sonra Fenerbahçe tarihi ünlü palavra ustası Sertaç Kayserilioğlu'ndan dinlenir artık! Böyle vefasız nesile palavradan tarih ve tarihçi yakışır. E zaten bizim tarihimiz son Vefa'nın bir oyla kaybettiği gün başlamamış mıydı? Bugün Naci babayı değil Fenerbahçe'nin vefa ruhunu uğurladık Kızıltopraktan. Arkasından boşa dua etmeyin, bolca su dökün kovayla, belki geri gelir o ruh. Aziz ruh gider ve gerçek ruhumuz geri gelir...

18 Eylül 2010 Cumartesi

Halk Fenerbahçesini Omuzlarda Taşırdı


Fenerbahçe maçları daima deplasmanda, karşı tarafta oynadığı için bizim gidip seyretme şansımız çok azdı. Çünkü çocuktuk da ve bırakmazlardı da. Maçları parkın ordaki, Yoğurtçu Parkı'nın ordaki polis karakolunun komseri Rıza Baba'dan öğrenirdik. O pencerenin önünde otururdu. O telefon ederdi, Taksim'deki polis karakoluna. O ordan öğrenirdi. Telefonu da manyetolu, telefonu yarım saat telefonu çevirir çevirir, ondan sonra bize derdi ki Fenerbahçe 1-0 galip falan mesela. Biz doğru iskeleye karşılamaya giderdik. Bir defasında iskeleye gittik, Fenerbahçe'yi karşılamaya. Takım gelmedi, vapur geldi takım çıkmadı. Bir vapur daha geldi gene takım çıkmadı. Üçüncü vapurda çıktılar, sorduk niye gelmediniz diye. Taksim'den Kadıköy vapuruna kadar takımı omuzda halk getirmiş. İşte bunun için büyüktür.

Naci Barlas

Naci Barlas'ın anılarını okumak için Canarino bloguna göz atabilirsiniz.

5 Ağustos 2010 Perşembe

Bizim için aziz olan sadece Fenerbahçe'dir


Kazanır, kaybeder, eler, elenirsin futbol budur. Tarihinde hep kazanan hiç bir takım yoktur. Seni büyük yapan değerler onlarca yılda kazandığın saygı, sevgidir. Bu değerlerini kaybetmeye başladığın gün artık senin geleceğin karanlıktır. Biz bu karanlığı görmeye ve içine girmeye başlayalı bir kaç yıl oluyor. 2006 Denizli'de doruğa çıkan 2010 Mayıs ayında Kadıköy'de doruktaki karanlığı tekerrür eden ve çoğunluğu susan, umursamayan bir camianın hiç susmayan, hep eleştiren, çözümü bilen ama hep "3-5 kişi" diye yok sayılanlarıyız. Trabzon maçı bitiminde Aziz Yıldırım istifa diye bağıramayan o tribünleri bırakmış azınlıktanız. Sevdamızı bırakamayız ama stadı, salonu, deplasmanı bırakabiliriz. Zira artık Fenerbahçe ve Fenerbahçe değerleri raftadır. Bize raflara yakın olmak yakışır. Stad, salon, deplasman Azizbahçedir, Aziz'in bahçesidir. O bahçeye ya yıkmak için ya da bahçedekini kovmak için gireceğimiz güne kadar yerimiz tozlu rafların önüdür. O raflar Fenerbahçe'nin büyüklüğünün son ve gerçek kalesidir. Diğer cepheler düşmüş, diğer kaleler dıştan değil içten yıkılmıştır. Aziz Yıldırım'ın kirli saltanat anlayışı, diktatörlüğü Fenerbahçe'nin saygınlığını ve büyüklüğünü kendi camiasına bile uzun zamandır sorgulatır durumdadır. Kupalar, şampiyonluklar her zaman kazanılır. Ama seni büyük yapan değerler onlarca yılda kazanılırken bir diktatörün hırsına 3-5 yıl içinde kurban edilmeyecek kadar değerlidirler. Fenerbahçeliler ne yazık ki "hep destek tam destek" gibi saçma sapan bir sloganın içi boş anlamında kaybolmuşlardır. Ve Fenerbahçelerine sahip çıktıklarını sanıp mevcut diktatörün sevdamızı tarihe gömme çalışmalarına maddi olarak destek olmuşlardır. Kombine alan, forma alan, maça giden herkes istesin istemesin, bilsin bilmesin sadece Azizbahçeye fayda sağlamaktadırlar. Yeni Fenerbahçe zaten Ülkerdir, Acıbademdir, Arastır, Koçtur, sudur, alarm sistemidir, karttır, hattır... Bu diktatörlük düzeninde Fenerbahçe bir tek bizim sevdiğimiz, uğruna kanlar dökülen, hayatlar verilen Fenerbahçe olamamıştır. Endüstriyelleşmenin kirli çarkında sıradan bir ticari marka olmuştur. Tarihinden, geçmişinden, değerlerinden, kısaca kendisini Fenerbahçe yapan herşeyinden logosu hariç kopmuş, koparılmıştır. Fenerbahçe işgal altındadır. Fenerbahçe bir diktatörün oyuncağıdır. Bundan memnun olan çoğunluk bu sisteme destek vermeye devam edecek ve beş on maç sonra alınacak bir Galatasaray galibiyeti ile herşeyi unutacaktır. Ancak bu diktatör devam ettiği sürece bir gün Galatasaray'ı yenecek Fenerbahçe'de kalmayacaktır. Şimdi dün olduğu gibi bugün yine yeniden "bizim için aziz olan sadece FENERBAHÇE'dir" deme zamanıdır.

Not: Dün akşam maçı tv den bile izlemedim. Skoru bu sabah öğrendim. Bu yazı skor yazısı değildir. Bu yazı günün, günlerin, yılın yılların özetidir.

24 Haziran 2010 Perşembe

Nereye ey güzel insanlar?

Endüstriyel futbolun kalesi Aziz Yıldırım yönetimi ve endüstriyel futbolun faşist uygulamalarının öncelikli hayata geçirilme merkezi Ş.Saraçoğlu Stadı...


Münferitler o stadın koltuklarını bir süreliğine terk ettiler diye sevinmeyin, gruplar o stadın koltuklarını bir süreliğine terk ediyorlar diye boşa bayram yapmayın! Bu gidişin dönüşü öyle büyük olacak ki rüzgarından savrulacak, uçuşan tozlara karışıp tarih sayfalarındaki zavallılar bölümünde silik birer isim olacaksınız.

Fenerbahçe tribünleri endüstriyelleşmeye karşı durduğu, tek tipleşmeye ve faşist cezalara baş kaldırdığı için, boyun eğmediği için, onuruyla tribün mücadelesine devam ettiği için önümüzdeki sezon koltukları kısmen bile olsa boş bırakabilme cesaretini sergilemiştir ve sergilemeye devam edecektir. Kanun koyucular, uygulayıcılar ve endüstriyelleşmenin kölesi yönetimler, bu gidiş aslında sizin bitişinizin başlangıcıdır. Tribünler taraftarındır. Taraftar sevdasına ve onuruna sahip çıkıyor. Yüzlerce münferit, Grup CK, Vamos Bien...
Fenerbahçe halktır ve halk o kapıları mutlaka en kısa zamanda kırıp stadına girecek ve kendisine ait olanı daha güçlü, daha organize olarak alacaktır. Tribünler bizimdir, sokaklarda bizimdir. Ne yapsanız nafile, ne ceza kesseniz boş. Bizler, kardeşlerimiz, çocuklarımız, torunlarımız Fenerbahçeyi, Fenerbahçemizi size ve kirli politikalarınıza bırakmayacağız! Sonunda biz kazanacağız! Fenerbahçe kazanacak!

Nereye ey güzel insanlar?
Asıl kavgamız şimdi başlıyor!

23 Şubat 2010 Salı

Bizim için aziz olan sadece FENERBAHÇEDİR


Fenerbahçe büyüklüğü stad büyüklüğü, tesis güzelliği, yıldız hayalleri değildir. Fenerbahçe büyüklüğü sahada gösterilen mücadele, onurlu futbol ve her yerde dik duruş, direniştir. Tüm bunları on yıl içinde yok eden ve betonarme bir büyüklük inşa edenler ile onları destekleyenler ne yazık ki Fenerbahçemizi yok ediyorlar.

8 Şubat 2010 Pazartesi

22 TL ! Geç ama olsun...


Sezon başından beri isyan ediyoruz. Kriz var, insanlar darda. Yaşam koşulları çok zor. Halktan kopuksunuz, insanların durumunun ve Fenerbahçe özlemlerinin farkında değilsiniz diye... Nihayet 22 TL olarak biletleri sabitleme kararı almış sayın yönetim kurulumuz. Bozuk saat misali... Arada doğruyu gösterdikleri oluyor! Zararın neresinden dönsek kârdır. Umarız.
Lig ve Kupa için kale arkası bilet fiyatları 22 TL

29 Aralık 2009 Salı

Resmi sitede 2 haber ve kurumsal Fenerbahçe yanlışları

Resmi siteden iki haber...
1- Çalışanlarımız için yeni yıl partisi

Haberi okuyunca sanıyorsunuz ki Fenerbahçe Spor Kulübü bütün çalışanlarını kucaklayan bir yeni yıl partisi düzenlemiş. Oysa biz biliyoruz ki o parti seçkin davetliler, kulüp çalışanlarından bazıları ve yönetim kurulu içindir. Zaten Fenerbahçe sadece halktan değil kurumsal yapısı içinde bulunanlardan da kopuktur. Resmi site haberini yapar, okuyan ve gerçeği bilmeyenler "vay be, kulüp ne büyük bir parti yapmış!!!" der.
Bizce haberin başlığı şu olmalıydı :
Bazı çalışanlarımız ve seçkin davetlilerimiz için parti verildi.
Kulubümüz çalışanı olup bu partiye davet edilmeyenler yani katılamayanlar resimlere bakarak yaşananlar hakkında bilgi sahibi olabilirler...
.
"Zeki Rıza Sporel' den Lefter Küçükandonyadis'e, Halit Deringör'den Can Bartu'ya, Ogün Altıparmak' tan Cemil Turan'a, Fenerbahçe tarihine damgasını vurmuş efsanelerin forması klasik çubuklu forma , 26 Aralık Cumartesi gününden itibaren Fenerium mağazalarında büyük Fenerbahçe taraftarıyla buluşuyor..."
Bu konuya yönelik yorumlarımız aşağıdadır:
- Zeki Rıza Sporel isminin nihayet bir haberde geçmesi son derece sevindiricidir. Ancak Zeki Rıza döneminde giyilen formalar ile Lefter döneminde giyilen formaların hiç birisi birbirini tutmaz ve Fenerium tarafından çıkarılan çubuklu forma efsane forma değildir.
- Ne sarısı doğru tondadır, ne laciverti. Ne de çubukların genişliği... Hatta ay-yıldız arma bile farklıdır. Zaten isimleri sayılan futbolcuların neredeyse hepsi farklı dönemleri ve farklı dizaynları temsil eder. Ancak Fenerium bu efsane çubuklu forma girişiminde 3-4 sene önce çıkarılan ve çok kısa süre piyasada kalan formanın bile gerisinde kalmıştır.
- Ogün Altıparmak döneminde zaman zaman giyilen çubuklu formaya benzetilmeye çalışılmış ancak renk-çubuk genişlikleri ve ay-yıldız arma örgüsü, yaka ve kol bantları Fenerbahçe'nin hiç bir döneminde aynı anda bir forma üzerinde yer almamıştır. Ve Fenerbahçe tarihinin efsane klasik çubuklu forması bu değildir. Ancak nostalji forma olarak isimlendirilebilir. Zeki Rıza-Lefter-Halit Deringör-Can Bartu ve Cemil Turan bu satışa sunulan formayı giymemişlerdir. Dizaynlar ve renk tonları hep farklıdır. Bu dizayn, bu renk tonları ve ay-yıldız arma bire bir olarak hiç bir Fenerbahçe formasında kullanılmamıştır.
Lacoste ürün sorumlularını Fenerium'a getirmek belki iyi bir iştir. Ancak Fenerbahçe tarihine atıfta bulunarak bir ürün çıkarılırken tarihi bilen, formaları bilen kişilere danışılması doğru olandır. Bu forma yine iyi satış rakamlarına ulaşır. Yüksek fiyatı ile yine gelir getirir.
Ama kırk yılda bir efsane futbolcularımızın ismini aynı haberde kullanırken, bari çıkan ürünün o kişilerden birisi tarafından giyilmiş olan bir forma ile aynı olmasına özen gösterseydiniz.
Aaa pardon unuttum, önemli olan kasaya giren miktar, yoksa özüne sadık kalmak değil. Zaten Fenerbahçe kurumlarında Fenerbahçeliler çalışmıyor nasıl özümüze sadık kalsınlar???

10 Aralık 2009 Perşembe

Naci Erdem


11 yıl Fenerbahçe forması giyen. Yıllarca kaptanlık görevini başarı ile yapan, hatta bir dönem Lefter'in kaptanı diye anılan unutulmaz futbolcumuz Naci Erdem ile beraberdik dün akşam. Defalarca gözlerimizin dolduğu, ağlamamak için kendimizi zor tuttuğumuz unutulmaz anlar sonrasında Naci kaptan ile bir başka akşam için sözleştik. Fenerbahçeli olmaktan bir kez daha gurur duyduk. Kaptanın ağzından şu sözleri de duyduk "Fenerbahçe aşkı tarif edilmez" ve "Futbol özü itibari ile endüstriyelleşmeyi red eder! Futbol halkındır!".

30 Kasım 2009 Pazartesi

Fenerbahçe Azizbahçe olamaz!


İşte kurumsal Fenerbahçe. Taraftar kimin umurunda ?

Sen kulübüne ne kadar para veriyorsun onu söyle.
Paran mı yok ?!?! O zaman defol.
İşte Azizbahçe bu resimlerdir.

Saha kapanır, seyircisiz bir değil on maç da oynanır. Ama o tribünleri o iki aşağılık slogan ile donatan zihniyetin şarap çanağına tüküreyim. Aziz bey bu ülkede 1932 ve 1983 yıllarında iki kez kendi parasıyla stad yapan ilk ve tek kulüp Fenerbahçedir. Senin döneminde yapılan stad ne ilktir ne de son olacaktır. Bu ülkede çim sahada antreman yapan ilk kulüp Fenerbahçedir. Gecekondularla çevrili Samandıra ne ilktir ne de tektir. Bu kulübün gerçek sahibi HALKTIR, TARAFTARDIR. Senin kartında, hattında değil. Kartını al hattına sok ve git !


Endüstriyel sporun kalesi Azizbahçeye rağmen
İNADINA FENERBAHÇE, İNADINA TARAFTAR !


Aziz Yıldırım sayesinde endüstriyel sporun kalesi olmuş, vahşi kapitalizmin her aşamasının alçakca uygulandığı, gittikçe halktan kopartılan Fenerbahçe maç kazandı diye sevinmeye, yenildi diye üzülmeye vakit yok. Bu işgal ve işgali gerçekleştiren zihniyet Fenerbahçeyi bitiriyor. Fenerbahçe tribünleri Fenerbahçelilere, Fenerbahçe takımları halka yasaklanıyor. Kurumsallık adı altında Fenerbahçe sevdalıları uzaklaştırılıyor. Kalanlar ise bir elin parmakları kadar.
Fenerbahçe Spor Kulübü sim karta, plastik karta ve kongrede atılabilecek bir oya teslim ediliyor. Fenerbahçe sadece 15000 kongre üyesi, yalanlarla arttırılmış 90000 Fenercell hat sahibi ve 170000 kart sahibinindir. Gerisi skorlara sevinmesin, üzülmesin.
Uyanın millet, Fenerbahçemiz yok ediliyor !

15 Kasım 2009 Pazar

Var mı Fenerbahçe'ye yan bakan?



Fenerbahçe halkın takımıdır. Fenerbahçe halk demektir. Gazeteler, sokak, yeşilçam, tiyatro, edebiyat hep Fenerbahçe ile doludur. Çünkü halkın gerçeği Fenerbahçedir. Cilalı İbo karakteriyle hafızalarımızda yer bulan büyük sanatçı, rahmetli Feridun Karakaya'yı bu vesile ile bir kez daha saygıyla anıyoruz. Mekan-ı cennet olsun.

30 Eylül 2009 Çarşamba

Halk Fenerbahçesini omuzlarında taşıdığı için Sarı-Lacivert sevda en büyüktür


Twente Maçı Migros Tribünü


Geçen sezonun kendi sahamızda son maçımız, 24.05.2009 2008-09 sezonu 33. Hafta maçı (Fenerbahçe 4 Konyaspor 2)
Kale arkası tribünler bilet fiyatı 44 TL.

Bu sezon kendi sahamızda oynayacağımız Gençlerbirliği (8. Hafta) karşılaşması öncesi yönetim kurulumuz sezon başında %25 zamla 55 TL olarak belirlediği kale arkası tribünler bilet fiyatlarını %20 indirime giderek 44 TL ye düşürdü.

Geçtiğimiz yıl 33 TL den 44 TL ye çıktığı günden itibaren tepkisini koyan, 55 Lira olduğu günden sonra eylemler yapmaya başlayan, tekrar 44 Lira olduğu için protestosundan ve eyleminden vazgeçmeyen bizlerin dışında kalanlar; 'başta sanal tribüncüler olmak üzere' birçok web sitesi ve taraftar oluşumu teşekkür ve alkışlama yarışına girdiler. 33-44-55-44 ün farkında olmayan, 44-55 olduğu için sadece 1 intro ve bildiri ile ses çıkaran ve sonra karanlıkta kaybolanlar yeniden 44 olunca alkışlamaktan, teşekkür etmekten bitap düştüler.

44 Lira iken geçen sezon düşmeye başlayan seyirci ortalaması Galatasaray maçları dışında düşmeye devam edecektir. 55 Lira iken neredeyse %30 azalan seyirci sayısı, tekrar 44 Lira olunca yükselmeyecek.

Kısa bir dönemi inceleyelim.

1- ...Sadece 2009 yılının ilk 5 ayı göz önüne alındığında 2009 yılı şu ana kadarki enflasyon oranı TÜFE'de yüzde 1.71, ÜFE'de yüzde 2.3 oranında artış kaydetti. Bunun mevcut verilerle yıllık enflasyona uyarlanması sonucu ise tüketicinin karşısına en gerçekçi enflasyon rakamları çıkıyor: Mayıs 2009 itibarıyle tüketici fiyatlarında yıllık enflasyon yüzde 9.49, üretici fiyatlarında ise yüzde 8.96.

2- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,11, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,94 yükseldiğini açıkladı. Yılın ilk yarısında, TÜFE yüzde 1,83, ÜFE yüzde 3,27 oranında artış gösterdi. Haziran ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 9,08, üretici fiyatlarında yüzde 7,34 düzeyinde gerçekleşti.

3- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,25 artarken, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 0.71 gerilediğini açıkladı. TÜİK’e göre, Temmuz ayı itibariyle yıllık enflasyon TÜFE’de yüzde 5,39 artarken, ÜFE’de yüzde 3,75 geriledi.Yılın yedi ayında TÜFE yüzde 2,08, ÜFE yüzde 2,54 oranında artış gösterdi.Temmuz ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 8,52 üretici fiyatlarında yüzde 5,47 düzeyinde gerçekleşti.

4- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,30 gerilerken, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) ise yüzde 0,42 arttığını açıkladı.
TÜİK'in 2003 baz yıllı verilerine göre, Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE'de yüzde 5,33 artarken, ÜFE'de yüzde 1,04 geriledi.Yılın sekiz ayında TÜFE yüzde 1,78, ÜFE yüzde 2,97 oranında artış gösterdi.
Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 7,99 üretici fiyatlarında yüzde 4,19 düzeyinde gerçekleşti.

5- Temmuz 2009, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), suya yüzde 8 buçuk zam yaptı. Zam sonrasında 10 metreküpe kadar kullanımda suyun metreküp fiyatı 2,31 lira, 10 metreküple 20 metreküp arası kullanımda 3,47 lira, 20 metreküp ve sonrası kullanımda ise 4,62 lira oldu.

6- Eylül 2009, EPDK haftalık kurul toplantısında, TETAŞ'ın elektrik dağıtım şirketlerine sattığı elektrik satış fiyatının 1 Ekim 2009 tarihinden geçerli olmak üzere yüzde 21.08 oranında artırılmasına dönük başvuruya onay verdi. TETAŞ'ın talebini geldiği gibi onaylayan kurul, dağıtım şirketlerine satış fiyatlarındaki artışı bildirdi.

7- İstanbul'da toplu taşıma ücretleri zamlandı. Zamlı tarife bu sabahtan itibaren uygulanmaya başlandı (1 Haziran 2009).Yeni tarifeyle, tam akbil 1.5 TL'ye çıktı. İndirimli akbil 85 kuruş, elektronik bilet Beşi bir yerde 7.50 TL, aylık tam akbil 110 TL, aylık indirimli akbil ise 55 TL oldu. Akbille yapılacak aktarmalar da tam 75 kuruş, indirimli 21 kuruş olarak ayarlandı. Raylı sistemler, İDO Şehir Hatları Vapurları ve özel deniz motorlarının 1.40 TL olan jeton ücreti 1.50 TL olarak belirlendi.

8- Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanan bir kararnameye göre benzin, motorin ve fuel oil'de maktu özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarları yükseltildi. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayınlanan bir kararnameye göre benzin, motorin ve fuel oil'de maktu özel tüketim vergisi (ÖTV) tutarları yükseltildi. Yayınlanan kararnameye göre, maktu ÖTV tutarları 95 oktan benzinde 1,4500 TL ve 1,4915 TL'den 1,6500 TL ve 1,6915 TL'ye, 98 oktan benzinde 1,6135 TL'den 1,8135 TL'ye, motorinde ise 0,9354 TL'den 1,0845 TL'ye çıktı.

9- YÖK, üniversite öğrencileri arasında “harç” olarak adlandırılan katkı paylarının, 2009-2010 akademik yılı için yüzde 8 artırılmasını kararlaştırdı.

10- Digiturk platformunda LigTv yi izlemek geçen yıla oranla %25 zamlandı.

11- UEFA Avrupa Ligi’ni izlemek için D Smart platformu kurmak ve yıllık ücret 400 TL ve üstü.

12- 2 yıllık süreyi kapsayan protokole göre, toplu sözleşmelerin birinci yılın ilk altı ayında işçi ücretlerine yüzde 3, ikinci altı ayında yüzde 5,5 zam yapılacağını bildirdi. Yazıcı, ayrıca ücreti bin 100 TL'nin altında kalanlara bu miktarı aşmamak kaydıyla 60 TL ilave zam yapılacağını belirtti.

13- İşçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına 6 aylık enflasyon doğrultusunda bu ay yüzde 1,83 zam yapılacak. Zamla birlikte en düşük işçi emeklisi aylığı yaklaşık 11 TL artışla 632 TL, en düşük Bağ-Kur emekli aylığı yaklaşık 5 TL artışla 310 TL olacak. Yılın ilk yarısındaki enflasyon oranının açıklanmasıyla işçi ve Bağ-Kur emeklilerinin aylıklarına bu ay yapılacak zam oranı da belli oldu. Buna göre, işçi ve Bağ-Kur emekli aylıklarına, yılın ilk yarısında ortaya çıkan yüzde 1,83′lük enflasyon oranında zam yapılacak. Artışla birlikte en düşük işçi emeklisi aylığı 11,36 TL artışla 621,24 TL’den 632,60 TL’ye yükselecek. Bağ-Kur emeklilerinde ise en düşük aylık 5,57 TL’lik artışla 304,79 TL’den 310,36 TL’ye çıkacak.

14- Türkiye İstatistik Kurumu açıkladı (Temmuz 2009) : Buna göre 2008 şubat ayında yüzde 11.6 olan işsizlik oranı bu yılın aynı ayında yüzde 16.1'e yükseldi. Bu oran aynı zamanda şimdiye kadar açıklanan en yüksek oran olarak tarihe geçti. İşsizlik oranı Ocak ayında ise yüzde 15.5 seviyesindeydi. Aynı dönemde işsiz sayısı da 1 milyon 125 bin kişi artışla 3 milyon 802 bin kişiye yükseldi. Genç nüfusta işsizlik oranı ise yüzde 21.5’den yüzde 28.6’ya tırmandı.

15- Fenerbahçe Stadı kale arkası biletlerine %25 zam (Temmuz 2009)

16- Fenerbahçe Stadı kale arkası biletlerine %20 indirim (Ekim 2009)

17- TFF kulüplerin bilet gelirleri üzerinden tahsil edilen 5 farklı kaleme ilişkin kesintilerin 2009-10 sezonunda alınmayacağını ve yaklaşık 8 milyon TL tutan bu miktarın federasyon bütçesinden karşılanacağını bildirdi. Oysa Fenerbahçe SK 44 TL den 55 TL ye çıkan fiyatı savunurken o 5 kaleme yapılan kesintiler dolayısıyla sadece 6 TL fazla kâr elde edilebildiğini savunmuştu.

18- Bu ülkede işsiz sayısı arttı. Su , elektrik , ulaşım fiyatları arttı. Eğitim ücretleri, sağlık ücretleri, ilaç ücretleri arttı. Bir tek maaşlar artmadı. Maçı evde izleme bedeli ikiye katlandı, stada gitmek ise bilet fiyatına zam+ulaşıma zam+yiyecek içeceğe zam ile katlandı. Sadece ama sadece biletlerden yapılan kesintiler azaldı. Ve Fenerbahçe SK %25 zam yaptığı kale arkası biletini %20 indirim yaparak 44 TL ye çekti.

Sizler böyle devam edin. Hep birlikte alkışlayın. Karşı çıkan hain ilan edin. 44 Lira için sonsuz teşekkürlerinizi bizzat giderek ellerini öperek belirtin.

Biz devam ediyoruz. Bu ülke şartlarına göre 55 lira ve 44 Lira arasında bir fark yoktur. Kale arkası bilet fiyatları daha aşağıya çekilmeli, öğrenci ve kadın bileti uygulamaları extra indirimli olarak sunulmalıdır. Kale arkası tribünleri halka kapılarını açmalıdır.

Fenerbahçe halkın takımıdır. Fenerbahçe halktır.
Fenerbahçe spor kulübü, Türk halkının bu zor zamanında onunla kucaklaşmak zorundadır. Bilet fiyatlarını indirin, kale arkası tribünlerini halka açın.

28 Eylül 2009 Pazartesi

Ölümü gösterip sıtmaya; 55'i gösterip 44 liraya razı etmeyin! İnat etmeyin!



Fenerbahçe Spor Kulübü Yönetim Kurulu, yaptığı açıklama ile “7 galibiyetlik serinin şampiyonlukla neticelenmesi” için, 55 Lira olan kale arkası biletlerini, “DERBİ ve UEFA maçları hariç” 44 Lira’ya indirdiğini duyurdu.


Yaşanan sevindirici gelişme bir “başlangıç adımı” olarak mutluluk verici olmakla beraber, tribündeki boşlukları gidermek için, kesinlikle yeterli değildir.

Söz konusu “indirimli” fiyatların 2008-2009 sezonunda geçerli olduğu ve kale arkası tribünlerin hali hatırlanacak olursa, bu gerçek daha iyi anlaşılır.

55Lira.Com “Aşırı Pahalı Bilet Fiyatlarına Karşı Başkaldırının Simgesi” olmuştur. Bilet fiyatları halkın gelir düzeyine göre ayarlanana kadar bu simge altında devam edecek olan mücadelede, talebimiz ilk günden bu yana aynıdır.

“Ülkemizde kale arkası tribünlerini dar gelirli ve öğrenci vatandaşlarımızın doldurduğu” gerçeğinden hareketle;

Talep ediyoruz.

1. Kale arkası tribün bileti fiyatları mutlaka daha aşağı çekilmelidir. Kombine kart alan taraftarları mali anlamda mağdur etmeden yapılabilecek bir basit hesap mantığıyla; daha ucuz bilet fiyatlarında tribünü dolduracak taraftar, pahalı biletle maça gelebilen az sayıda insandan daha fazla kar getirecektir.

2. Migros tribünün belli bloklarında, örneğin alt katta, “Öğrenci Bileti” uygulamasına geçilmelidir. Bu aşamada stadyum yapısından kaynaklanabilecek fiziksel imkansızlıkların aşılabildiği, geçtiğimiz sezonlarda Maraton Tribününde yapılan bir takım uygulamalarda görülmüştür.

Tekrar ediyoruz.

Türkiye’nin aynası olan Fenerbahçe, ülke gerçeklerinin farkına varmalıdır.

Taraftarın, bilhassa Türkiye nüfüsunda çoğunluğu oluşturan öğrenci ve dar gelirlilerin, Fenerbahçe’yi tribünden seyretmesinin önünde yükselen maddi engeller kaldırılmalıdır.

Kale arkası tribünleri halka açılmalıdır.



23 Eylül 2009 Çarşamba

55Lira.com


55Lira.com tamamen bağımsız bir internet sitesidir.


Tek derdimiz, tek amacımız Fenerbahçe tribünlerinin halktan koparılmasının önüne geçebilmektir.

Protestomuzun toplumun büyük bir kesimine ulaşabilmesi, ve hatta Fenerbahçe yönetiminin sesimizi duyabilmesi için vereceğiniz desteğin önemi çok büyük olacaktır.

MSN, Facebook, Twitter gibi sosyal ağlar üzerindeki arkadaşlarınıza sitemizden bahsederek; blogunuzda sitemizi duyurarak, üye olduğunuz topluluk forumlarında sitemize yer vererek bize destek olabilirsiniz.

Blogunuzda ya da sitenizde yazmış olduğunuz yazıları lütfen bizimle paylaşınız. Destek veren siteler, bu sayfa altında listelenecektir.

55Lira.com için banner görselleri tasarlayarak bize yardımcı olabilirsiniz. Tasarladığınız görsellerinizi lütfen bizimle paylaşın.


Farklı destek yöntemleri için lütfen iletişim sayfamızı kullanın.


Biz Fenerbahçeliyiz! Bizden çok adam çıkar!