Football is for you & me, not for fucking industry

14 Şubat 2010 Pazar

Dopingine sokim, sana birşey olmasın...


Galiba bu sefer İsrail dönüşü getiremediler kimyasalı. Ya da "Tanjeviç var lan, ilaca gerek yok!" dediler. Sonuçta 19 sayı koyduk. Sağlam koyduk. Yüzlerce polis, yüzlerce özel güvenlik vardı. Saha içi sandalyelerin 75% si kalkmıştı. Korkudan maç pazar 17:00 ye alınmıştı. Ama kaçamadılar. Doping ve tehdit ustası, sportif ahlak düşmanı Efes kaçamadı. Fenerbahçe çok pis koydu.

Not 1:Ömer Onan kardeşimize alkışlarımızı yolluyoruz. Helal olsun.
Not 2: Geçen sene final serisi oynanırken Efes'e imzayı atan, iş patlayınca saha içi olaylarla seyirciyi kandırmaya çalışan, aynı senaryoyu bugün tekrar sergileyen Mirsad Türkcan'a yazıklar olsun. Biz yemiyoruz Mirsad, belki çoğunluk yer. Artık bu kulüpte senin gibi satıcıların yerin olmamalı...

8 Şubat 2010 Pazartesi

22 TL ! Geç ama olsun...


Sezon başından beri isyan ediyoruz. Kriz var, insanlar darda. Yaşam koşulları çok zor. Halktan kopuksunuz, insanların durumunun ve Fenerbahçe özlemlerinin farkında değilsiniz diye... Nihayet 22 TL olarak biletleri sabitleme kararı almış sayın yönetim kurulumuz. Bozuk saat misali... Arada doğruyu gösterdikleri oluyor! Zararın neresinden dönsek kârdır. Umarız.
Lig ve Kupa için kale arkası bilet fiyatları 22 TL

Önce sen hesap ver sayın Aziz Yıldırım... Sonra hesap sorarız hakemlerden...

Şu hakem kararları için farklı bakalım olaya. Bakalım Aziz Yıldırım ne demiş? 5.12.2009/Aziz Yıldırım: "lig bu hakemlerle yürümez. hakem hataları yüzünden hakkımız yeniliyor. Artık camiamızın haklarını savunamayacak duruma geldim. Bu yüzden Kulüpler Birliği Vakfı Başkanlığı'ndan istifa ediyorum. Bu lig bu hakemlerle gidecekmiş.Hayır. Biz bu hakemlerle devam etmeyeceğiz. Federasyonun kurumları, kulüplerin önünde hiç duramazlar, hele ki Fenerbahçe'nin karşısında hiç duramazlar. Biz yeniledebiliriz ama golden önce faul var. Penaltımız verilmiyor. Herkesi buradan aklını başına almaya çağırıyorum. Bundan sonra Kulüpler Birliği Vakfı yok, Fenerbahçe var. ".
Evet, sayın başkan takımımızın haklarını savunamadığını ve kurda kuşa yem olduğumuzu söylemiş. İsyan etmiş, asmış, kesmiş, esmiş, gürlemiş, basmış istifayı. Onun her dediğini ağzı açık kabul eden tebaası "ohh be demiş, artık esip gürlüyeceğiz"... Aziz beyi iyi tanıyanlar ise "3 güne geri döner, federasyondan ve mhk dan hesap falan soramaz, ancak gündemi saptırır" demişler. Helal olsun Aziz başkan, halletin hakem işini, savundun kulübün hakkını hukukunu ve döndün kulüpler birliği başkanlığına. Ya, zaten kulübün hakkını savunamıyorsun bari istifa ettiğin yere bir kez olsun geri dönme de "hakeme, federasyona" laf edecek hakkımız olsun. Fenerbahçelilerin Koray Gencerler ve Tolga Özkalfa'yı eleştirme hakkı yoktur. Tüm hakemler bilir "Aziz bey 2 gün eser gürler, koltuk tatlıdır, Fenerin hakkını yesek bile o hiç bir koltuğu bırakmaz, sonuçta Fenere GOL olur"...Oysa bir Fenerbahçe başkanının tek amacı vardır "Fenerbahçeye GOL olmasın"... Aziz Yıldırım düzeni budur. Bu düzen döner dolaşır Feneri yakar. Önce kendi gözümüzdeki çapağı çıkaralım sonra bize mızrak atmaya çalışanlara bakarız. Efes Pilsen ve doping : Fenerbahçe 2 gün esti, gürledi, dünya yıkılıyor şimdi gıkı çıkmayan sadece Fenerbahçe. Galatasaray Cafe Crown: *Fenerbahçe 3 gün esti gürledi, Galatasaray'ın cezası 5 maçtan 2 ye düştü, bir tek Fenerbahçe gıkını çıkarmadı*... Futbolda 16.hafta herkes devre arasında gelecek transferleri bekler, Roberto Carlos, Abdülkadir, Kazım gider... Gökhan Ünal gelir, unutulmuş Uğur Boral kurtarıcı olur, o da nazara gelir sezonu kapatır. 3 cephede sadece rakiplerle değil, futboldan zerre anlamayan bir yönetim kurulu ve kısıtlı kadro ile devam ediyoruz. Allah yardımcımız olsun...

6 Şubat 2010 Cumartesi

Fenerbahçe yönetimi neden kaçıyor?

4 Şubat 2010 akşamına kadar Türkiye Basketbol Federasyonu resmi sitesinde Fenerbahçe Ülker - Efes Pilsen arasında oynanacak Beko Basketbol Ligi karşılaşması için 13 Şubat Cumartesi 16:00 yazıyordu. Önce saat değişikliği ardından gün değişikliği yapıldı. Ve maç 14 Şubat Pazar günü saat 17:00 de oynanacak. Dopingçi, şikeci, ahlaksız Efes Pilsen'i Fenerbahçe taraftarından kaçırmaya çalışmak neye ve kime hizmettir? Fenerbahçe Spor Kulübü yöneticileri 2009 yaz aylarında basın toplantıları düzenleyerek "Efes Pilsen final serisinde organize olarak doping kullanmış ve numune alınan iki oyuncusunda yasaklı madde çıkmıştır" şeklinde beyanatlarda bulunmuştular. Bir kaç gün sonra ise sanki bıçakla kesilmişçesine bu konudaki açıklamalar sona ermişti. Geçen hafta Mahmut Uslu'nun kankası, Bogdan Tanjeviç'in koruyucusu Turgay Demirel'in bir dergide yayınlanan röportajı olayı tekrar gündeme getirmiş, Milliyet yazarlarından Mehmet Demirkol'un köşesinde yayınlanan iddialar skandalın ne kadar büyük olduğunu ortaya koymuştu. Efes Pilsen kulübü iddiaların araştırılmasını istemek yerine alttan tehditler savurarak basını ve federasyonu kınamıştı. Fenerbahçe yönetimi ise tek kelime bile etmemişti.
Fenerbahçe taraftarlarının basketbol ve futbol forumları ile bloglarda, Efes Pilsen'in organize ettiği doping olayıyla ilgili açıklamaları birilerini ve ne yazık ki en çok Fenerbahçe Basketbol şubesini rahatsız etmiş! Efes Pilsen'i mümkün olan en az sayıda Fenerbahçe taraftarı karşısına çıkarmak için ne yazık ki kulübümüz çaba göstermiştir. 14 Şubat Pazar günü 19:00 da futbol takımımız Manisa deplasmanında, Bayan Voleybol takımımız aynı gün 17:30 da Yeşilyurt karşısında, Erkek Voleybol takımımız 19:00 da Ankara'da SGK karşısında sahada olacaklar. İstanbul'dan Manisaya çok sayıda kişinin gideceği biliniyor. Bayan voleybol takımını sürekli takip eden taraftarların Yeşilyurt karşısında tribünde olacağı biliniyor. İstanbul'da yaşayan ancak futbol maçını izlemek için bir çok kişinin evinden çıkmayacağı biliniyor. Fenerbahçe Ülker takımı ve Efes Pilsen takımı seyirciden kaçırılıyor. Fenerbahçe takımı basketbol şubesi aleyhine protestolardan, Efes Pilsen ise işledikleri organize suçtan dolayı alacakları tepkiden kaçırılıyor. Fenerbahçe yönetimi Tanjeviç'i taraftar tepkisinden korumak, Efes Pilsen'i Fenerbahçe taraftarının baskısından ve protestosundan korumak için maçın pazar günü 17:00 de oynanmasını kabul ediyor.
Takdir büyük Fenerbahçe taraftarınındır.

3 Şubat 2010 Çarşamba

Savcıları Göreve Çağırıyoruz!

Türkiye hukuk devleti değil mi ?

Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel komik bir şekilde "ülkeye sokulması yasak bir madde aynı maçta aynı takımın 2 oyuncusunda birden bulunuyorsa bu tesadüf değildir" diyerek Efes Pilsen takımının iki oyuncusu dışında toplu halde bu yasak narkotik maddeyi kullandığını ve doping yaptığını iddia ediyorsa..
Hele ülkenin önemli bir spor yazarı olan Mehmet Demirkol Efes Pilsen kulübünün basketbol takımının organize olarak bilinçli doping yaptığını ve bunu bütün camianın konuştuğunu söylüyor ve ima ediyorsa...


Kim dur diyecek bu suça ve suçlulara?
Fenerbahçe yöneticileri uyuyor... Bir kez ortalığı ayağa kaldırdılar sonra birden susup çekildiler!
Federasyon ise kendini sorumlu görmüyor...


Bu kullanılan ve testlerde tespit edilen madde ülkeye sokulması yasak "uyuşturucu/uyarıcı madde kapsamında" narkotik bir maddedir.
Bu maddeyi temin etmek ve kullanmak sadece "doping" olarak değerlendirilemez.
Uyuşturucu/uyarıcı temin etmek ve dağıtmak, kullanmak, kullandırmak suçları işlenmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Sporumuza ve özellikle basketbolumuza sadece şaibe ve doping bulaşmamıştır.
Organize olarak "uyuşturucu madde" kapsamına giren bir madde ülkemize sokulmuş ve kullanılmış, kullandırılmıştır.
Müsabaka sonucuna ne kadar etki ettiği ikinci plandadır. Öncelikli olan bu suçun niteliği, işlenişidir.


Efes Pilsen kulübü ya da kulüp içinde birileri bilinçli olarak takıma "uyarıcı/uyuşturucu madde" temin ederek doping yaptırmıştır..Ve bu cezasız kalmıştır..


Savcıları göreve davet ediyoruz.


FENERBAHÇE BASKETBOL GÖNÜLLÜLERİ

2 Şubat 2010 Salı

Bu doping rezaleti organize bir iştir...

Efes’ten açıklama bekliyorum

İtiraf ediyorum. Efes Pilsen’e karşı bir brand loyalty-marka bağlılığım var. Yani hiçbir mantıklı sebep olmaksızın takım tutar gibi bir markayı tutma aidiyet hissetme hali bende Efes’e karşı mevcut. Hepimizin vardır böyle takıntıları. Bunun basketbol takımının Avrupa’da kazandığı başarılarla bir ilişkisi var mı bilmiyorum. Ama hiçbir sportif aktiviteye dahil olmayan başka markalar için de aynı hislerim var. Bunu kazanmak şirketler için kolay değildir. Kaybetmekse bir anda olur.
Ve konu Efes Pilsen’se benim durumumda olanlar herhalde Efes Pilsen basketbol takımını tutanların milyon katıdır. Dolayısıyla TBF Başkanı’nın Kerem Gönlüm’de çıkan maddeyle ilgili yaptığı aşağıdaki açıklamaların da şirket tarafından bir daha değerlendirilmesi kamuoyuna duyurulması gerekir.
Bakın işin başındaki adam ne diyor:
“Kerem Gönlüm’de çıkan madde kurayla çekilen iki oyuncuda da bulununca bunun tesadüflüğü ortadan kalkıyor.”
“Oyuncu da savunmasında nereden girdiğini bilmediğini söyleyerek konunun çözümüne pek yardımcı olmadı.”
“Türkiye’ye girmesi yasal olmayan bir maddenin maç günü iki oyuncuda birden çıkmasının soruşturulması gerek”.
Başkanın kimi kime şikayet ettiğini anlamadım. Soruşturmayı kim yapacak? Mevzuuyu kim aydınlatacak bilmiyorum? Ama ben kendi adıma Efes Pilsen’e, yani tutuğum şirkete sormalıyım:
Çünkü aşağıda soracağım sorular uzun süredir konuşulan artık dedikodunun önüne geçmiş bir hikayenin doğru ya da yanlış olduğunu bize gösterecek.
1-Bu maddenin kanda sıfırlanma süresi çok kısa olduğu için tercih edildiği
2-4 kişinin organizasyonuyla İsrail’den getirtildiği
3-3. maçtan önce oyunculara avuçla şekerleme şeklinde dağıtıldığı
4-Doping listesinde olduğu söylenmediği ve ‘enerji verir alın’ diyerek oyuncuların cesaretlendirildiği
5-İki ABD’li oyuncunun bunu almayı reddettiği, diğer herkesin aldığı
6-Kerem Gönlüm’ün aldığı maddenin doping statüsüne girdiğini çok sonra anladığı ve yıkıldığı,
yönündeki söylenti sizin de kulağınıza geldi mi? Bu böyle konuşulurken, bizzat Federasyon başkanının açıklamaları da bu duruma tuz biber ekmişken, bize bir açıklama borçlu değil misiniz?

Mehmet Demirkol (Milliyet)

30 Ocak 2010 Cumartesi

Çevir tüpü yanmasın !


Kimi kandırdınız sayın Yıldırım? Ne için esip gürlediniz? Fenerbahçe'nin hakları o gün yeniliyordu da bugün ne değişti? Tüm bu istifa oyunları, asıp kesme, savaş açma palavraları sadece Ankaragücü'nün son dakikada içeriden çevrilen topu gol sayılmasın diye mi yapıldı?

Aziz Yıldırım klasiği sürüyor. Sadece Fenerbahçe kaybolmuyor. Türk futbolu Aziz Yıldırım sistemi ve kriterleriyle boğuluyor. Yok efendim neymiş "Aziz Bey sayesinde futbolumuzun yıllık değeri 400 milyon doları bulmuş!" . Hadi ya Telekom'un tekliflerini Aziz bey mi yükseltti. Telekom 250 de çekilse "Aziz Yıldırım bilemedi" mi olacaktı. 10000 dolar ceza için taraftarına küfreden bir başkan sanıyormusunuz başka kulüplerin ya da futbolumuzun değerini düşünür. O, kendisinin dışında kimseyi düşünmez. Kendisiniden başka herkesi kandırdığını sanır.

Biz yemiyoruz Sayın Yıldırım. Ancak tebaanız büyüyor ve afiyetle yiyorlar. Azizbahçe ve Azizbol hayırlı uğurlu olsun.

27 Ocak 2010 Çarşamba

Eşref Apak'ın 3.lüğü iptal mi?

Eşref Apak olimpiyat 3.lüğünü kaybetti mi?

Belki bu durum daha önce duyuldu ve yazıldı.
Belki ben bu haberi görmedim daha önce ve yeni öğrenince şok oldum.
Belki de benim duyduğum haber yanlış.

Nette biraz aradım ama bulamadım ne doğrulatacak bir haber, ne de aksini...

Ancak olay şu:

Eşref Apak aslında ilk üçe giremediği bir durumda ilk üç içindeki bir sporcunun diskalifiye edilmesi sonucu podyuma çıkmış ve 3. olmuştu. Dolayısıyla yönetmelikler gereği bazı ödüller almıştı.

Bir kaç yıldır süren uluslararası mahkemeler ve spor üst kurulları diskalifiye edilen sporcunun haklarını iade etti ve Eşref'in 3.lüğü iptal edildi.
Kazandığı ödüllerde geri alındı ! Olimpiyat ödül sıralaması ve ülke sıralaması değişti.

Var mıdır bilgisi olan?