Football is for you & me, not for fucking industry

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Onlar hiç gelemiyorlar bana

Onlar annemle babamlar. Hiç ama hiç gelemiyorlar. Ben gidiyorum bazı bazı...

Kendileri Kozlu Mezarlığında otururlar. Yan yana‚ iç içe. İkisi de çok çok ölü...

İşittim ki annem yine çok bozuluyormuş babama; kalkıp Fenerbahçe maçına gitmek istediği için!
Oturup söyleştik bir akşam üstü sanki yaşarmışız gibi...

İlk sordu babam : Fenerbahçe ? O kaledeki kimdir ?

Dedim ki; çok ünlü‚ dünya çapında bir tane.

Dedi ki‚ Cihat nerede ? Erdal nerede ? Şükrü nerede ? Selahattin nerede ? Diğerleri nerede ?

İyiler hepsi dedim.

-Yeni çocuklar varmış. Nasıl bek hattı‚ haf hattı ?

Saydım söyledim.

-Murat ile Ahmet yok mu ? Mehmet Ali de bizim taraftaymış ha ? Selahattinler‚ K. Haliller. Peki Müjdat‚ Halit‚ Suphi de yoklar mı ? Lefter bıraktı mı topu ? Can büyüdü mü ?

-Baba baba‚ size nerelerdesiniz Allahaşkına ?

-Peki peki sıkma canını. Ama çok üzdüler şimdikiler bizi. Dirileri tribünlerde‚ yollarda‚ sokaklarda‚ gündüz işlerinde‚ gece evlerinde bitirdiler. Ya Fenerbahçeli ölüler ne yapsın‚ ne etsin‚ ne işlesinler ?

Fenerbahçe kadar ölü kalbi kıran bir takım yok‚ inan bana. Fenerbahçe geçtiğimiz dönemlerde ölülerin kalbini kırmıştır çok.
Bu dirileri ne biçim insan oğullarıdır ? Ne olmazca bir taraftardır. Bu Fenerbahçe seyircileri ne biçim Mehmetçiklerdir...

-Senin bize eskiden anlattığın gibi baba. Bir aptal kara sevda işte.
Keyfin yerinde peder bey.

-Eh ! İki senedir rahat uyuyorum. Yan tarafta Beşiktaşlılar var‚ Galatasaraylılar var. Annen iki tek hazırlıyor‚ onlara kaldırıyorum kadehimi. Yani‚ iyidir işte.

-Annem kadın nasıl ?

-Kızıyor arada bir bana. Kalkıp bir Fener maçına gitsem diye takıldığımda. Diyor ki Adam sen ölmüşsün. Fenerle ne işin var ? Diyorum ki‚ Fener yaşıyor hala.

Ne olur bu maç dedi sonra.

Siz ölüler daha iyi bilirsiniz‚ bana sorma dedim.

-Sen çocuklara söyle‚ dirileri zaten yanlarında. Biz eski ölü Fenerliler için oynasınlar. Çünkü hem ölüm hem yenilgi çekilecek iş değil evlat.

-Peki baba söylerim‚ anneme ilet‚ ellerinden öperim.

Daldı. Usulca üstünü örttüm eski bir toprakla.

Hafta sonu Gazamız mübarek ola.

Halit Çapın
Bu vesile ile ustayı saygıyla bir daha anıyoruz. Ve yine Halit Çapın'ın bir sözü ile bitiriyoruz:
BİZ FENERBAHÇELİYİZ, BİZDEN ÇOK ADAM ÇIKAR!

29 Nisan 2010 Perşembe

Tarihe gömüldü hayallerimiz!


Olmadı ! Başka bahara falan kalmadı. Olamadı ve tarihe gömüldü. Bernabeu'da final hayalden öteye geçemedi.


Madristaların bloglarında yorumlara, facebook ve forumlarda düşüncelere karaladıklarımı buraya yazmassam olmaz!


Yarış şaka yarı ciddi:


Olmadı, olamadı. Etten duvar ören ve bunu harika ötesi uygulayan İnter finalde. Sahada formasından başka hiç bir gerçekliği gösteremeyen Barcelona ise İspanya Ligine geri döndü. Bernabeu'da final ve kupa hayalimiz tarihe gömüldü. İtalyan ve Alman finalde, bu duruma en çok Madrid seviniyor. Normaldir. Hitler'in Almanyası, Mussolini'nin İtalyası ve Franko'nun Madrid'i. Güzel bir üçleme, sevinmek hakları :)

26 Nisan 2010 Pazartesi

18 Nisan 2010 Pazar

Kendi çöplüğünü temizlemezsen kimseye laf edemezsin!


Fábio Alves da Silva Bilica isimli cahil, kazma, yontulmamış odun bu formayı giymeyi hak etmiyor. Zaten oynadığı futbol ile hak etmiyor ama bu akşam yaptıkları ile Sarı-Lacivert çubuklu forma dışında her takımda rahatlıkla oynar. FENERBAHÇEMDE OYNAYAMAZ. Yok efendim Galatasaray'da bilmem kim var, Bursa'da şu şöyle yaptı, Beşiktaş takımında bir dolu bilmem ne var... GEÇECEKSİNİZ. O isimler ve yaptıkları o camiaların derdidir. Dert kabul edecek yürekleri, ahlakları varsa tabii...
"Ben sporcunun ZEKİ, ÇEVİK ve AYNI ZAMANDA AHLAKLISINI SEVERİM" diyen bir lidere zerre kadar saygınız var ise Bilica isimli karaktersizi bu logodan ve bu formadan uzak tutun. F.Akyel, Ceyhun, Emre, Topuz gibi kişilikleri uzak tutamadınız bari bu akşam Bilica'nın biletini kesin. Biz kendi çöplüğümüzdeki pislikleri temizlemezsek başkasının pisliklerine laf edemeyiz. Onlar o pisliklerle yaşamaktan mutlu olabilir ama Blica denen karaktersiz bu formayı bir daha GİYMEMELİ.


Galibiyetimizi, mücadelemizi kimse, hiç bir olay gölgeleyemez. Anamızın ak sütü kadar helaldir bu akşam alınan galibiyet. Ancak Bilica denen karaktersiz, cahil, yontulmamış kazma bu formayı giydiği sürece FENERBAHÇE ahlak, erdem, kelimelerini rafa kaldırmak zorundadır. 103 Yıllık çınara ya layık olun ya da DEFOLUN...

17 Nisan 2010 Cumartesi

Sırtlarında çubuklu kalplerinde inanç vardı



Bu akşam Ankara'da Fenerbahçemiz sezonu bir kez daha şampiyonlukla taçlandırdı. İsminin önünde arkasında kimse yok. Sadece Fenerbahçe. Sırtlarında çubuklu, yüreklerinde hırs, inanç vardı. Evet beyler hanımlar duyduk duymadık demeyin: Dünyanın en büyük spor kulübü Fenerbahçe Spor Kulübü'nün Erkek Voleybol Takımı bu akşam Ankara'da Ziraat'i yenerek 2009/2010 Türkiye Ligi ŞAMPİYONU oldu. Sezon boyunca tribünde çok zaman yalnız bırakılan bu takım 18 Nisan Pazar günü öğlen şampiyonluk kupasıyla İstanbul'a dönerken karşılanmayı, alkışlanmayı en az kadın takımımız kadar haketmiyor mu?
Şampiyon Fenerbahçemize ve bu şampiyonlukta emeği geçen herkese TEŞEKKÜRLER.

14 Nisan 2010 Çarşamba

Bir kez daha teşekkürler Sarı Melekler


Çok zor bir final geride kaldı ve kupa Fenerbahçemizin oldu. Emeği geçen herkese teşekkürler. Keşke Vakıf G.S.T.T. kalitesinde üç takım daha olsaydı ligimizde. Böyle uzun ve zorlu maçları çok kez yaşasaydık lig boyunca. İşte o zaman Sarı Meleklerimiz Cannes'dan şampiyon olarak dönmüş olurlardı. Çok sayıda güçsüz takımın yer aldığı bir ligde en azından bu final serisi nefes kesti. Kupa camiamıza hayırlı olsun :)

9 Nisan 2010 Cuma