Football is for you & me, not for fucking industry
protesto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
protesto etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Mayıs 2010 Çarşamba

Tribün onurundur, onuruna sahip çık!


Tribününe sahip çık.
Tribüncüyüm diyorsan bu dava senin davandır.
Bu tutuklama hepimize karşı yapılmıştır.
Kardeşlerimiz tutuklandı.
Bu olaylarda tribün ve taraftara yönelik suç ve suçlu tartışması yapılamaz.

Kaldı ki tutuklamalar keyfidir.

Tribüncüler tutuklanmıştır.

Tribünün ellerine kelepçe vurulmuş,

tribüncüler demir parmaklıklar ardına gönderilmiştir.


Talebimiz kardeşlerimizin hemen ve koşulsuz ÖZGÜRLÜKLERİNE KAVUŞMASI.
TRİBÜNE ve KARDEŞLERİNE SAHİP ÇIK.
TRİBÜN ve TRİBÜNCÜ ONURUNDUR.
ONURUNA SAHİP ÇIK.
HEMEN ŞİMDİ!
Yazarın notu :

Özellikle forumlarda ve blog yorumlarında hep asıl konu stadı yakmak falan .. yanlış bir yöne gidiyor tepki. Ortada suç ya vardır ya yoktur. Yakmak, kırmak, dökmek, küfretmek, ya da başka türlü fiziki eylemde bulunmak o an oluşan koşullar dahilinde öncelikle soruşturulması ve adli mekanizmayla bir an önce çözümlenmesi gereken bir suç falan değildir. Esas suç, o taraftarın ruh halini tahmin edememek, taraftardan kopuk olmak ve maç sonrasında oluşan tepkilerden kaçmak+hedef saptırmaktır. O taraftarı o hale getiren ortamı kolayca elbirliği ile oluşturmaktır. Taraftarın bu yaptığı esas olarak arka planda kalan yönetim , idare, stad görevlileri ve emniyetin tedbirsizliği yanında
asla birincil derecede kovuşturma gerektiren bir suç falan değildir! Stadın bazı yerleri yansa, koltuklar kırılsa ne olur? Yönetimlerin ve emniyetin işi "maçın kötü sonuçla bitmesi halinide düşünmektir" ... siz hiç bir önlem almayın ( ki bunun stadımızda yelken bezinden çatılar var ama yangın müdahale sitemi yok), maçın sonuna ilişkin hiç birkötü sonucu düşünmeyin. Olayları yönetim ve kulüp çalışanı kişiyi yönlendirenlerin yaptırttığı anons başlatsın. Emniyet izlesin. Sonra insanlar suçlu. Olmaz. Burada amaç olayı küçültüp asıl suçluları ve ihmali bulunanları işin dışında tutmak, taraftarı holigan gösterip 10-15 kişiyle işi kapatmaktır. Yönetim, kulüp, özel güvenlik, basın, yayıncı kuruluş, emniyet hepsi yaşananlarda suçlu ve ihmalkardır. En az suçu olan ise o şartlarda kendini kontrol dışında bulan taraftarlardır.

8 Nisan 2010 Perşembe

Ve Milliyet özür diledi!



Yaptıkları terbiyesizliğin karşısında yükselen tepkiye karşı duramadılar. Özür dilediler. Yarım ağızla bile olsa özür dilediler. Bu bir ders olur ve bir daha tekrarlamazlar umarız. Ancak benim açımdan Milliyet boykotu devam edecektir. Satın almamaya, okumamaya devam edeceğim.



Bu protestoya destek veren tüm Fenerbahçelilere teşekkürler.

6 Nisan 2010 Salı

Milliyet Gazetesi Boykotuna Davet


Milliyet gazetesi web sayfalarında dün yapılan ahlaksızlığa hepimiz şahit olduk. Voleybolcularımızın emeklerine ve tarihi başarısına hakeret içeren o sayfalar aslında voleybol şubemiz üzerinden camiamıza yapılan bir saldırıdır. Fenerbahçe blog sahibi olan tüm taraftarlarımızı "Milliyet Gazetesi Boykot" çağrımıza destek vermeye ve sayfalarını bir günlüğüne bu konuya ayırmaya davet ediyoruz.
Milliyet Gazetesi almayın, aldırmayın.
Okumayın, web sayfalarını ziyaret etmeyin.
Milliyet gazetesi ilk sayfasından Fenerbahçe camiasından ve voleybol takımımızdan özür dileyene kadar bu boykota devam edelim.
Unutmayın bu olay web sayfalarında haber giren ve onaylayan üç beş kişinin değil bir gazetenin yayın politikasıdır. Hesap sormak boynumuzun borcudur.